Sanal Türk Dermatoloji Müzesi
.
.
Ana Menüademkoslu@gmail.com

.
001.Dr Celalettin Muhtar Bey'in Kızılay'daki Hizmetleri


Savaş alanlarında sağlık hizmeti verecek uluslararası yardım örgütü olarak 1863 yılında Cenevre’de kurulan Salib-i Ahmer  [ Kızılhaç ]  Cemiyeti'nden hemen sonra, 1867 yılında Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti yani bugünkü adıyla Kızılay kurulmuştur. [1]  Başlangıcından itibaren 
Hilal-i Ahmer Cemiyeti’nin yardım ekseni çok genişti: Savaşlarda askerlere yardımları, savaş esirlerine, göçmenlere yardımları; askere ve sivile hizmet veren aş ocakları, dispanserler, hastaneler, poliklinikler bunların sadece bir kısmıydı. Aniden gelen felaketler ve yaygınlıkları oranında kimi zaman binleri, hatta milyonları ilgilendiren kıtlık-kuraklık, deprem, heyelan, sel baskını, çiğ düşmesi gibi doğal afetlerde, savaşlarla ve afetlerle gelen yokluklarda da hep halkın yanında oldu [1].
 
Dr. Celal Muhtar Özden’in Kızılay'a çok büyük hizmetleri oldu. 1911’de Hilâl-i Ahmer’in ilk Genel Merkez üyeliği yürüttü. 1913-1925 yıllarında Hilâl-i Ahmer umumi müfettişi oldu. Ticari  ve mali yaklaşımı dikkat çekiciydi. 1917-1924 yıllarında  İtibar ı Milli Bankası murahhas üyesiydi. 1918’de İaşe Nazırlığına getirildi. Kızılay’ın Ankara’ya taşınmasından
sonra, İtibâr-ı Milli Bankasının İdare Meclisine başkan seçildi; bankanın dağılan sermayesini toplamaya muvaffak oldu; bu görevini bankanın İş Bankasına devredilmesine kadar sürdürdü



 

Birinci Dünya Savaşı başladığı sırada Merkez-i Umumî Heyeti, savaşın olağanüstü şartları içinde acil olan her konuda hemen karar vererek icraata geçilmesinin gereğini gözönünde bulundurarak, kendi yetkilerinden önemli bir bölümünü İdâre Heyetine verdi. Haftada yalnız bir defa toplanması kararlaştırılan heyette şunlar yer alıyordu:
Başkan Hüseyin Hilmi Paşa, Başkanvekili Prof. Dr. Besim Ömer (Akalın) Paşa, Başkanvekili Prof. Dr. Âkil Muhtar (Özden) Bey, Umumî Kâtip Dr. Adnan (Adıvar) Bey, Umumî Müfettiş Dr. Celâl Muhtar (Özden) Bey, fahrî Muhasebeci Hamit (Hasancan) Bey ve Fahrî Veznedar Berç Keresteciyan (Türker) Efendi.

Daha sonra Celalettin Muhtar, 5 Şubat 1918 tarihinde yapılan Umumî Merkez toplantısında ve   15 Şubat 1924’te Abdurrahman Şeref Bey’in başkanlığında yaptığı beşinci toplantıda  da yeni İdâre Heyeti kadrosuna seçildi.   
                                            
Dr. Celal Muhtar , Dr. Besim Ömer, Dr. Akil Muhtar, Dr. Adnan Adıver, Dr. Hikmet Gizer, Dr. Hamit Hasancan, Dr. Berç Türker.
Özden, A.M.;KızılayDergisi ; Prof.Dr. Celal Muhtar Özden ;1947 : 26; Syf. 6 – 8.

Balkan Harbi sırasındaki büyük göç dalgasının yarattığı ihtiyaçların karşılanmasında ve Kurtuluş savaşı boyunca Anadolu’ya gönderilen yardımların düzenlenmesinde en önemli görevi Celal Muhtar üstlendi.  Çalışmalarını fahri olarak yürütüp, maaşını hayır işlerine bıraktığı gibi, yeni yaptırdığı evini de göçmenlerin hizmetine tahsis etti.  Bu dönemde Üsküdar’daki Atik Valide Aşhanesi’nin  ile birlikte diğer 5 aşhanenin kurucusudur. Dr Akil Muhtar'a göre bu aşhanelerde 30 milyon kap yemek dağıtılmıştır. [ 2].

Mustafa Nevzat Pisak’ın anlattığına ve Üsküdar Aşhanesi fotoğraflarından anlaşıldığına  göre, aynı sırada binlerce fakire hak ettiği miktarda yemek dağıtımında
kargaşa olmaması için Dr. Celal Muhtar Özden pek güzel bir çözüm getirmişti.
Dr. Celal Bey’in çözümü okuma yazma sorunu sebebiyle meydana gelebilecek karışıklığı da önlemekteydi. Dr. Celal Bey, hekim olduğu kadar iyi bir iş adamı
gibi düşünür ve davranırdı. Kimin yemeğini hangi aşçıdan alacağının belirlenmesi için yemek dağıtımına bir renk düzeni getirdi. Her ailenin kaç kişilik yemek
alacağı› belirlenmişti. Yemek almağa gelen kişilere, mensubu oldukları muhtaç ailenin birey sayısına göre değişen, beş ayrı renkte, el boyutunda, iki aylık aşhane vesikaları bastırılıp dağıtıldı. Herkes kendi rengi olan sıraya girecekti. Kişi kaç kişilik yemek alacaksa o renkte ahçı başı önlüğü ve kepçesi hazırlandı.
Bir kişilik yemek alan beyaz; iki kişilik yemek alan kırmızı; üç kişilik yemek alan mavi; dört kişilik yemek alan pembe; beş kişilik yemek alan açık kahverengi önlüklü görevliden yemek alacaktı. Yemek hak sahiplerinin getirdiği kaplara konacaktı. Bir yemeğin miktarı öğle ve akşam yemeği kadardı. Yemeğini alanların vesikaları tarih yerlerine göre zımbalanacaktı. Bu usul uygulandı ve aşhanede izdiham olmadı. Ahçılar rahat çalıştı [2].

Umumî Müfettiş Celâl Muhtar (Özden), Kızılay’ın âdeta mimarı gibidir. Birinci Dünya Savaşı’nda Kızılay İdâre Heyetindeki görevine ilâveten,
Kantarcılar’daki Merkez anbarının idâri ve malî işleri geniş yetki ile uhdesine bırakılmıştı. Celâl Muhtar aldığı yetki çerçevesinde ileri görüşlülüğü sayesinde, harbin
en az dört yıl süreceğini ve enflasyonun artacağını düşünerek, Kızılay’ın bütün imkânlarıyla yiyecek, giyecek almak; anbarlar, depolar kurmak, zirai istihsal teşkilâtı yapmak; taşıt şebekesi kurulması ve vasıtalar sağlanması ve balıkçılık gibi muhtelif işlere girişti. Kendisinin de ifade ettiği gibi, “uzak geleceklerin ihtiyaçlarını düşünmek, bunları mümkün olduğu kadar hatasız tayin etmek ve lüzumu olan her maddeyi çok evvelden tedarik etmek” temel prensipleri idi [3].

Dermatoloji alanında yetiştirdiği öğrenciler ve yaptığı hizmetler yanında Kızılay Cemiyeti'ne katkıları ile de dikkati çeken bu değerli meslektaşımızı saygı ve minnetle anıyoruz.

1. Akgün, Seçil Karal. Cumhuriyet Duyurulurken Geride Bırakılamayan Bir Kurum: Hilal-i Ahmer Cemiyeti. ODTÜ Gelişme Dergisi, 39 (Nisan), 2012, 111-136
2. Sarı N, Kurt ÜE. 1. Dünya Savaşında Üsküdar’da Hilâl-i Ahmer Aşhanesi ve Celal Muhtar Özden. V. Üsküdar Sempozyumu (1-5 Kas›m 2007). 584-604.
3. Çapa M. Kızılay [ Hilal i Ahmer Cemiyeti ] 1914-1925. Kızılay Derneği Yayınları 2010.




Dr Adem Köşlü 01 11 2016
ademkoslu@gmail.com